Böbrek kanseri (renal hücreli karsinom — RCC), erkeklerde tüm kanserlerin yaklaşık %5'ini, kadınlarda %3'ünü oluşturur. Erken evrede yakalandığında 5 yıllık sağkalım oranı %93'ü aşmaktadır (Globocan 2022, IARC). Çoğu zaman belirti vermeden, başka nedenle yapılan ultrason veya tomografide tesadüfen saptandığı için "radyolog tümörü" olarak da anılır.
Böbrekte bir kitle görüldüğü zaman genellikle kitleden parça alınması önerilmez, ya kitlenin yada böbreğin tamamen alınması gerekir. Bu ameliyat da açık veya laparoskopik olarak gerçekleştirilebilir.
Böbrek kanseri, ellili yaşlarda görülen, genellikle belirti vermeyen bir kanser türüdür. Hiç belirti vermemesi ve başka bir sebepten yapılan görüntülemenin raporunda fark edilmesi nedeni ile ‘radyolog tümörü’ olarak anılmaktadır. Fazla kilo ve hipertansiyon risk faktörleri arasında sayılabilir.
Başarıyla gerçekleştirilmiş çok sayıda ameliyat
Sağlığına kavuşmuş yüzlerce kanser hastası
Böbrek kanseri ameliyatı sonucu sağlığına kavuşmuş yüzlerce hasta
Saygın tıp dergilerinde yer bulmuş çok sayıda ulusal ve uluslararası yayın
Böbrek kanseri yaklaşık 60-70 yaş aralığında zirve yapan, erkeklerde kadınlardan iki kat daha sık görülen bir kanserdir. Sigara, obezite, hipertansiyon ve bazı kalıtsal sendromlar başlıca risk faktörleri arasındadır. Görüntüleme teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte günümüzde vakaların yaklaşık %60'ı erken evrede tanı almakta; bu da tedavi başarısını belirgin biçimde artırmaktadır.
Böbrekler, bel hizasında ve omurganın iki yanında yer alan, kanı süzerek idrar üreten ve elektrolit dengesi, kan basıncı kontrolü, kırmızı kan hücresi üretimi gibi yaşamsal fonksiyonlarda rol oynayan bir çift organdır. Böbrek kanseri, böbrek dokusunda kontrolsüz hücre çoğalmasıyla başlayan kötü huylu tümörlerdir.
Böbrek kanseri vakalarının büyük çoğunluğu, böbreğin filtreleme tüpçüklerini (proksimal tübüller) döşeyen hücrelerden köken alır ve renal hücreli karsinom (RCC) olarak adlandırılır. Bu sayfada genel olarak böbrek kanseri denildiğinde RCC kastedilmektedir; ancak böbreğin idrar toplayıcı sisteminden kaynaklanan ürotelyal karsinom (renal pelvis tümörü) ve nadir diğer tipler de bulunur ve farklı tedavi yaklaşımı gerektirir.
Modern görüntüleme teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, böbrek kanseri tanılarının önemli kısmı küçük (≤4 cm), erken evre, asemptomatik vakalar olarak konmaktadır. Bu durum hem prognozu iyileştirmiş hem de böbrek koruyucu cerrahi (parsiyel nefrektomi) seçeneğini öne çıkarmıştır.
Böbrek kanseri histolojik olarak farklı alt tiplere ayrılır. Tedavi yaklaşımı ve prognoz alt tipe göre değişir.
Berrak Hücreli Renal Karsinom (Clear Cell RCC) — yaklaşık %75: En sık görülen tip. VHL geni (Von Hippel-Lindau) mutasyonu / kaybı ile yakından ilişkilidir. Sistemik tedaviye en çok yanıt veren ve hakkında en fazla araştırma yapılmış alt tiptir.
Papiller Renal Karsinom — yaklaşık %10-15: İki tip ayırt edilir:
Kromofob Renal Karsinom — yaklaşık %5: Genellikle iyi prognozlu; Birt-Hogg-Dubé sendromu ile ilişkili olabilir.
Nadir Alt Tipler:
Böbreğin idrar topladığı havuzcuğundan (pelvis renalis) kaynaklanan tümörlerdir. Histolojik olarak mesane kanseriyle aynı ürotelyal karsinom tipindedir; tedavi yaklaşımı da farklıdır (radikal nefroüreterektomi).
Her böbrek kitlesi kanser değildir. Selim kitleler:
Doğru ayrım için detaylı görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi önemlidir.
Böbrek kanserinin klasik triadı — yan ağrısı, gözle görülür hematüri (idrarda kan), ele gelen kitle — bugün vakaların %5'inden azında görülür. Bu üçlünün tamamı varsa hastalık genellikle ileri evredir.
Çoğunlukla asemptomatiktir. Tanı:
şeklinde konur.
Böbrek kanseri paraneoplastik sendromlara yol açma eğilimi olan bir kanserdir:
Bu sendromlar bazen kanser tanısının ilk ipucu olabilir.
Böbrek kanseri en sık akciğer, kemik, lenf nodu, karaciğer ve beyne metastaz yapar:
Sigara: Sigara içenlerde böbrek kanseri riski %50-100 daha yüksektir. Sigara bırakıldıktan sonra risk yıllar içinde azalır.
Obezite: Vücut kitle indeksi (BMI) artışıyla doğrusal ilişki gösterir. Özellikle kadınlarda obezite ve böbrek kanseri ilişkisi belirgindir.
Hipertansiyon: Yüksek tansiyon böbrek kanseri riskini artırır. Etkinin antihipertansif ilaçlardan mı, yoksa hipertansiyonun kendisinden mi kaynaklandığı tartışmalıdır.
Kronik böbrek hastalığı / Diyaliz: Uzun süreli diyaliz alan hastalarda edinilmiş kistik böbrek hastalığı zemininde kanser riski belirgin biçimde artar.
Mesleki / kimyasal maruziyet:
Aile öyküsü: Birinci derece akrabada böbrek kanseri öyküsü riski 2 kat artırır. Birden fazla yakın akrabada öykü varsa kalıtsal sendrom açısından genetik konsültasyon önerilir.
Böbrek kanserinin küçük bir kısmı (yaklaşık %5-8) kalıtsal sendromlar zemininde gelişir. Bu sendromlar genç yaşta, çift taraflı ve çoklu odaklı tümörlerle karakterize olabilir.
VHL gen mutasyonu. Berrak hücreli RCC ile yakından ilişkilidir. Eşlik edebilen bulgular:
VHL hastalarında genellikle çoklu, çift taraflı RCC gelişir; bu nedenle tedavide böbrek koruyucu yaklaşım kritiktir.
MET geni mutasyonu. Çoklu, çift taraflı Tip 1 papiller RCC ile ilişkilidir.
Fumarat hidrataz (FH) gen mutasyonu. Cilt ve uterus leiomyomları + agresif Tip 2 papiller RCC ile karakterizedir. Erken tanı ve agresif cerrahi yaklaşım kritiktir.
FLCN (folikulin) gen mutasyonu. Cilt fibrofolikülomları, akciğer kistleri (spontan pnömotoraks) ve kromofob veya hibrid onkositik RCC ile karakterizedir.
TSC1/TSC2 gen mutasyonları. Çoklu anjiyomyolipom (AML) gelişimi ile bilinir; RCC riski de artmıştır.
Aşağıdaki durumlarda genetik konsültasyon ve test düşünülmelidir:
Ultrasonografi (USG):
Kontrastlı Bilgisayarlı Tomografi (BT):
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR):
Akciğer BT: Akciğer en sık metastaz yeridir; her hastada değerlendirilmelidir.
Kemik sintigrafisi: Kemik ağrısı veya yüksek alkalen fosfataz varsa.
Beyin MR: Nörolojik semptom varsa.
PET-BT: Genellikle rutin kullanılmaz; bazı seçili durumlarda (özellikle metastaz değerlendirmesinde) düşünülebilir.
| Bosniak Kategorisi | Özellik | Yaklaşım |
|---|---|---|
| I | Basit kist | Ek tetkik gerekmez |
| II | Az miktarda septasyon, kalsifikasyon | Genellikle takip dışı |
| IIF | Karmaşık özellikler, takip gerekli | Görüntüleme takibi |
| III | Kalın septalı, kontrast tutan | Cerrahi değerlendirme |
| IV | Solid komponent içerir | Cerrahi (kanser kabul) |
Tümörün cerrahi karmaşıklığını değerlendiren skorlama sistemleri. Boyut, yerleşim, derinlik, polariteye göre puan verilir. Cerrahi yöntem seçiminde (parsiyel mi radikal mi, robotik mi açık mı) yardımcı olur.
Eskiden böbrek kitlelerinde biyopsi rutin yapılmazdı; tümör ekimi (seeding) endişesi ve düşük doğruluk algısı buna neden oldu.
Günümüzde modern teknoloji ile biyopsi:
EAU 2024 rehberine göre renal kitle biyopsisi şu durumlarda önerilir:
Biyopsi yapılmayan durumlar:
Biyopsi kararı her zaman bireyselleştirilmiş verilir.
Erken evre lokalize hastalıkta (Evre I-II) 5 yıllık sağkalım %93-95'i aşar. Lokal ileri (Evre III) hastalıkta %70 civarı, metastatik (Evre IV) hastalıkta günümüz tedavileriyle kayda değer iyileşme olmuştur ancak yine de düşüktür.
Böbrek kanseri tedavisi tümörün boyutu, evresi, yerleşimi, hastanın genel sağlık durumu, böbrek fonksiyonu ve hastanın tercihleri değerlendirilerek planlanır. Ana seçenekler:
| Tümör / Durum | Standart Yaklaşım |
|---|---|
| Çok küçük tümör (<2 cm), yaşlı / komorbid hasta | Aktif izlem |
| T1a (≤4 cm) | Parsiyel nefrektomi (öncelikli) |
| T1b (4-7 cm) | Parsiyel nefrektomi (mümkünse) veya radikal |
| T2 (>7 cm) | Radikal nefrektomi (genellikle) |
| T3-T4 lokal ileri | Radikal nefrektomi ± çevre yapı rezeksiyonu |
| Cerrahiye uygun olmayan küçük kitleler | Termal ablasyon (RFA / kriyoablasyon) |
| Metastatik hastalık | Sistemik tedavi ± sitoredüktif nefrektomi |
| Yüksek riskli rezeksiyon sonrası | Adjuvan pembrolizumab (KEYNOTE-564 sonrası standart) |
Tedavi kararı multidisipliner değerlendirme ile alınmalıdır.
Küçük renal kitlelerin önemli kısmı yavaş seyirlidir. Bazı hastalarda özellikle ileri yaş, eşlik eden hastalıklar veya cerrahiye uygun olmayan durum varsa aktif izlem uygun bir seçenek olabilir.
Aktif izlem, tedavisiz bırakma değildir; kontrollü ve yakın takip gerektiren bilinçli bir stratejidir.
Parsiyel nefrektomi, tümörün yerleştiği bölge çıkarılırken böbreğin sağlıklı kısmının korunduğu ameliyattır. Modern üroonkolojide lokalize böbrek kanserinin standart cerrahi tedavisidir.
Sıcak iskemi süresi (Warm Ischemia Time — WIT): Böbreğe kan akışı kesildiği süre. <25 dakika önerilir; uzun süreler böbrek fonksiyon kaybına yol açabilir.
Selektif arter klemplemesi: Robotik cerrahide tümörü besleyen ana damarın seçici klemplenmesi mümkün olabilir. Bu sayede böbreğin diğer bölgesine kan akışı korunur ve fonksiyon kaybı en aza iner.
Böbreğin tamamının, çevresindeki Gerota yağ dokusu, gerekirse üst kutuptaki adrenal bez ve bölgesel lenf nodları ile birlikte çıkarılmasıdır.
Eskiden radikal nefrektomide adrenal bez rutin çıkarılırdı. Günümüzde:
Tartışmalı bir konudur. Yüksek riskli lokal ileri vakalarda evrelendirme amacıyla yapılabilir; ancak terapötik faydası kanıtlanmamıştır.
Metastatik hastalıkta primer böbrek tümörünün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Modern immünoterapi/TKI çağında rolü yeniden değerlendirilmektedir:
CARMENA çalışması ışığında her metastatik hastaya rutin sitoredüktif nefrektomi önerilmemektedir; karar kişiye özel ve multidisipliner verilir.
Modern böbrek kanseri cerrahisinde minimal invaziv yöntemler öne çıkmaktadır.
Avantajları:
Endikasyonlar:
Hangi yöntem seçilirse seçilsin, cerrahın bu konudaki deneyimi en kritik faktördür. Yüksek vaka volümlü merkezlerde sonuçlar daha iyidir.
Cerrahi olmayan, görüntüleme rehberliğinde tümörü ısı veya soğuk ile yok eden yöntemlerdir.
Yüksek frekanslı elektrik akımı ile tümör ısıtılarak yok edilir. BT veya US rehberliğinde perkütan (cilt üzerinden) yapılır.
Argon gazı ile tümör donduruluk-eritme döngüleri ile yok edilir. Genellikle BT rehberliğinde yapılır.
Karar multidisipliner verilir.
Metastatik renal hücreli karsinom (mRCC) tedavisi son 10 yılda dramatik biçimde değişmiştir. Eski interferon / IL-2 çağı yerini TKI'ler ve immünoterapilere bırakmıştır.
Metastatik hastalarda tedavi planlamasında IMDC (International Metastatic RCC Database Consortium) kriterleri kullanılır:
Risk faktörleri:
| Risk Grubu | Faktör Sayısı |
|---|---|
| İyi | 0 |
| Orta | 1-2 |
| Kötü | 3+ |
Modern rehberlerde mRCC'de birinci basamak kombinasyon tedavileri öne çıkar:
İmmünoterapi + İmmünoterapi:
İmmünoterapi + TKI:
Bu kombinasyonlar yanıt oranı, progresyonsuz sağkalım ve genel sağkalım açısından monoterapilere belirgin üstünlük göstermiştir (CheckMate 214, KEYNOTE-426, CheckMate 9ER, CLEAR çalışmaları).
Kombinasyonun uygulanamayacağı vakalarda:
Modern sistemik tedaviler etkili ancak yan etki profilleri vardır:
Multidisipliner takip ve erken müdahale kritiktir.
Lokalize böbrek kanseri ameliyatından sonra yüksek nüks riski olan hastalarda adjuvan tedavi seçeneği vardır.
2022'de yayımlanan KEYNOTE-564 çalışması, yüksek riskli hastalarda ameliyat sonrası 1 yıl pembrolizumab kullanımının hastalıksız sağkalımı uzattığını kanıtlamıştır.
Adjuvan pembrolizumab adayları:
Bu, adjuvan immünoterapinin ilk olumlu sonuç gösteren çalışmasıdır ve mevcut standart yaklaşıma dahil olmuştur.
Adjuvan tedavi kararı kişiye özel verilmelidir. Yan etkiler, hastanın komorbiditeleri, beklenen fayda ve hastanın tercihleri değerlendirilir.
Böbrek kanseri sonrası takip, nüks erken tespiti ve böbrek fonksiyon izlemi için kritiktir.
Düşük risk (pT1a, ISUP 1-2):
Orta risk (pT1b, pT2, veya pT1 + ISUP 3):
Yüksek risk (pT3-T4, lenf nodu pozitif, ISUP 4):
Geç nüks (5 yıl sonrası) az değildir; bu nedenle uzun vadeli takip önerilir.
Erken evrede yakalanan lokalize böbrek kanserinin 5 yıllık sağkalım oranı %93'ü aşar. Metastatik hastalıkta bile son yıllardaki immünoterapi ve TKI tedavileri sağkalımı belirgin biçimde uzatmıştır. Erken tanı en kritik faktördür.
Hayır, mutlaka kanser değildir. Böbrek kitleleri arasında basit kistler (en sık), karmaşık kistler, anjiyomyolipom (yağlı tümör), onkositom (selim) ve renal hücreli karsinom (kanser) bulunur. Doğru ayrım için kontrastlı BT veya MR gereklidir; gerektiğinde biyopsi de yapılabilir.
Eski endişelerin aksine, modern teknikle yapılan böbrek biyopsisi güvenlidir. Tümör ekimi riski %0.01'in altındadır. EAU 2024 rehberi belirli durumlarda (aktif izlem, ablasyon öncesi, sistemik tedavi öncesi, şüpheli lezyonlar) biyopsiyi önermektedir.
Evet. Bir böbrek tüm filtreleme görevini üstlenebilir. Tek böbreği olan kişiler genellikle normal yaşam sürer. Ancak kalan böbreğin korunması için aşırı tuz, ileri analjezik kullanımı ve dehidrasyondan kaçınılmalı, yıllık kontrol yapılmalıdır.
Hayır. Tümör boyutu, yerleşimi, kompleksliği, hastanın genel sağlık durumu, böbrek fonksiyonu değerlendirilir. Çok büyük, merkezi yerleşimli veya damarsal yapılara invaze tümörlerde radikal nefrektomi gerekebilir. Karar bireysel verilir.
Robotik cerrahi, özellikle kompleks parsiyel nefrektomide teknik avantajlar sunar (3D görüntü, hassas dikiş, selektif arter klemplemesi). Onkolojik sonuçlar açısından açık, laparoskopik ve robotik yöntemler benzer kabul edilir. Cerrahın deneyimi en belirleyici faktördür.
Renal hücreli karsinom genel olarak radyo-rezistan kabul edilir. Rutin radyoterapi kullanılmaz. Ancak metastatik hastalıkta beyin, kemik metastazları için palyatif amaçlı veya stereotaktik radyoterapi (SBRT) belirli vakalarda etkili olabilir.
Evet. Uzun süreli diyaliz alan hastalarda edinilmiş kistik böbrek hastalığı zemininde böbrek kanseri riski belirgin biçimde artar. Bu nedenle diyaliz hastalarında düzenli böbrek görüntüleme önerilir.
Birinci derece akrabada böbrek kanseri öyküsü riski yaklaşık 2 kat artırır. Birden fazla yakın akrabada öykü varsa kalıtsal sendrom (VHL, BHD, HLRCC vb.) açısından genetik konsültasyon önerilir. Risk grubunda olan kişiler için 40 yaşından itibaren periyodik görüntüleme uygun olabilir.
Robotik / laparoskopik cerrahi sonrası genellikle 2-4 gün hastanede yatış olur. Hafif aktivitelere 1-2 hafta içinde, normal işe 2-4 hafta içinde dönülebilir. Ağır kaldırma 4-6 hafta yasaklıdır. Açık cerrahi sonrası iyileşme daha uzun sürebilir (6-8 hafta).
Yüksek riskli hastalarda (pT2 ISUP 4 / sarkomatoid, pT3, pT4, lenf nodu pozitif, tam rezeke metastatik hastalık) ameliyat sonrası 1 yıllık pembrolizumab kullanımı KEYNOTE-564 çalışması ışığında standart yaklaşımlardan biridir. Karar onkoloji konsültasyonuyla kişiye özel verilir.
Prof. Dr. Nevzat Can Şener'in Adana'daki üroloji ve üroonkoloji kliniğinde böbrek kanseri tanı ve tedavisi, Avrupa Üroloji Derneği (EAU) ve Türk Üroloji Derneği rehberlerine uygun olarak, kişiye özel ve multidisipliner bir yaklaşımla planlanmaktadır.
Böbrekte kitle saptanan veya böbrek kanseri şüphesiyle başvuran hastalarımıza:
uygulanır. Tüm bulgular multidisipliner tümör konseyi (medikal onkoloji, radyoloji, patoloji, radyasyon onkolojisi) ile birlikte değerlendirilir.
Kliniğimizde uygulanan ve yönlendirilen tedavi modaliteleri:
Prof. Dr. Nevzat Can Şener, Johns Hopkins University Brady Urological Institute'da üroonkoloji ve robotik cerrahi alanında ileri eğitim almış, FEBU (Fellow of European Board of Urology) ünvanına sahip bir üroloji uzmanıdır. 100'ü aşkın akademik yayın deneyimi ve uzun yıllar süren cerrahi pratiği ile böbrek kanseri tedavisinin tüm aşamalarında hizmet sunmaktadır.
Adana'nın yanı sıra Mersin, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep, Niğde ve çevre illerden böbrek kanseri tanı ve tedavisi için kliniğimize başvuran hastalarımıza hizmet verilmektedir. Şehir dışından gelen hastalar için randevu öncesi telefon veya WhatsApp ile koordinasyon sağlanır.
Adres: Gürselpaşa Mah. Öğretmenler Bulv. Tepelizade İş Merkezi A Blok K:1 D:3 01200 Seyhan/Adana
Telefon: +90 533 253 84 74
WhatsApp: +90 533 253 84 74
E-posta: cansener@nevzatcansener.com
Online Randevu: nevzatcansener.com/online-randevu
Böbrek kanseri çoğunlukla belirti vermeden, başka nedenle yapılan görüntülemede tesadüfen saptanır. Böbrekte kitle saptandığında telaşa kapılmak yerine deneyimli bir üroloji uzmanına başvurmak ve doğru tanı / tedavi planını yapmak en kritik adımdır.